Fırında Pırasa (Domates sos ile)
Yazar: ѕєℓιη çαğℓαуαη | Kategori: Sebze Yemekleri | Tarih: 02-04-2007Eva Cassidy (Songbird)
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Geçenlerde izlediğim bir programın etkisinden hala çıkabilmiş değilim arkadaşlar. Foxlife kanalında “The Swan” diye bir program var, biliyor musunuz? Her hafta görüntüsünden memnun olmayan, ya da birtakım tedavi edilebilir bedensel özürleri olan ve bu sebeplerden dolayı ruhsal bozukluk yaşayan, bunalım geçiren bayanları bir dizi estetik ameliyat, özel beslenme ve egzersiz programları ve psikolojik terapilerle ruhsal ve bedensel rahatsızlıklarından kurtarıp yepyeni insanlar yaratıyorlar.
Her hafta birkaç bayanı bu aşamalardan geçirdikten sonra, aralarından bir kişiyi finale kalmak üzere seçiyorlar ve en sonunda finalde bir güzellik yarışması düzenleniyor. Eskiden 100 kilonun üzerinde olan, ne bileyim dişleri dökülmüş, duyma engeli yüzünden konuşma yeteneğini yitirmiş, kocası tarafından dış görünümü yüzünden dışlanan ve boşanmak üzere olan, sakalları yüzünden her sabah traş olmak zorunda olan ve daha bir çok değişik sorunları yüzünden kendi deyimleriyle “hayattan vazgeçmiş” kadınlar, yine kendi deyimleriyle “yeniden doğuyorlar” (!) Tamam, mesela konuşma ve duyma özürlerini tedavi etmelerini takdir ediyorum. Bunlar sağlık problemleri ama yine de bunun için ölmek istenmez… Bunu bir yardım olarak kabul edelim. Peki kepçe kulaklı bir bayanın estetikle kulaklarının düzeltilerek onun hayata bağlandığının soylenmesi?
Zaten programın sloganı da şöyle: “Doğanın aldığını, insan geri verdi.” İnsanın inanası gelmiyor! Ama gerçek.. Bu programa 300.000′in üzerinde başvuru yapılmış ve içlerinden sadece 26 bayanın gerçekten bu şekilde bir yardıma ihtiyaç duyduklarına ikna olarak, bu kişilere milyonlarca dolar harcayarak bambaşka insanlara dönüşmelerini ve hayatlarına bu şekilde devam etmelerini sağlamışlar. Tabii birinci gelip “kuğu” ünvanına hak kazanan kişiye ise, 100.000 dolar değerinde bir pırlanta kolye ve şu an aklımda olmayan ve sayamayacağım kadar birçok pahalı hediye veriliyor. Her hafta nedense tuhaf bir ilgiyle izliyorum ve finalde tamamen koptum. Çünkü bu bayanlar gece elbiseleri dışında mayo ve iç çamaşırı ile de jüri önünde boy gösteriyor, moda çekimler yapıyor ve profesyonel manken edalarında podyumda salınıyorlar. Ve her biri en az top modeller kadar güzel. Hele birinci olan bayanın geçirdiği değişim “İnanılmaz.” Ondan boşanmak isteyen kocası onun bu halini gördüğünde ne diyecek acaba.. “Geri dön, seni çok seviyorum! Ben senin ruh güzelliğini seviyorum, ne kadar da körmüşüm, nasıl da yanılmışım!” mı? Heh..
Katılan yarışmacıların önceki ve sonraki hallerini gördüğümde, gözlerime inanamadım. Tabii jürinin sorularına yanıt verirken söylediklerini dinlediğimde kulaklarıma da…
Neden diyeceksiniz,
Şöyle ki, her biri hemen hemen aynı şeyi söylüyorlardı. “Önemli olan iç güzelliktir, bunu bu yarışmada edindiğim tecrübeler sonunda farkettim. Gerçek güç insanın içindedir ve dış görüntü bunu yansıtmak için sadece bir araçtır.” Güzel. Çok doğru. Peki bunu anlamak için neden bu kadar çok estetik ameliyat geçirip, ölümcül diyetlere girip, spor salonlarında yaşayıp daha sonra insanların önünde salına salına yürüdüğünüzde farkediyorsunuz? Kendinizi kandırıyorsunuz sevgili kuğular. Çirkin ördekken de bu kadar güzeldiniz aslında. Görebilene..
Malesef hayat ve insanların tavırları, fiziksel görünümü bu kadar önemli kılmış bu dünyada. Güzel olan kazanır, güzel olan önceliklidir, güzel olan kaale alınır, konuşurken dinlenir, yürürken bakılır.. Güzel olan popülerdir, güzel olanın çok arkadaşı vardır. (Dostu değil, arkadaşı)…
Peki… Güzel olan mutlu mudur? Herşey bir yana.. Güzelliği elinden gittiğinde yine kendiyle bu kadar barışık olabilecek, yine etrafında arkadaş dediği insanlar olacak mıdır? Evet diyebiliyorsa bu insan, o zaman gerçekten güzeldir işte.
Güzel olan, yaşlandığında ya da çirkinleştiğinde hala güzel kalacak mıdır…
Bu programı böylesine ilgi ile seyretmemin sebebi, tabii ki merakın dışında, insanların kendilerine olan güvenlerinin neye bağlı olduğunu, mutlu olmak için neye ihtiyaç duyduklarını ve istediklerini elde ettiklerinde neler söylediklerine şahit olabilmekti. İzlediklerim beni üzdü.
Mesela geçinemeyen, hasta olan ve ölmemek için yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım eli uzatılan programları çok takdir ederim. Bu insanların yaşamak için yardıma ihtiyaçları var. Dış görünümleri yüzünden değil, çocuklarına bakamadıklarından ya da hastalığına çare olacak ameliyatlara ya da ilaçlara gücü yetmediğinden, ölümle karşı karşıya olduklarından hayata küsüyorlar. Hatta hala küsmüyor, gülümseyebiliyor, bir umut ışığı yakalayabiliyorlar. Peki bu kuğu dediğimiz bayanlar? “Şişmanım, kocam beni beğenmiyor, sakallarım çıkıyor, göbeğim var, yok göğüslerim sarkık” diye bunalım yapıp ölmek istiyorlar.
Sonra da çirkin ördekten güzel kuğuya dönüştüklerinde “esas güzellik içtedir.” şeklinde gayet doğru olan, ama o an için çok anlamsız bulduğum cümleler sarfediyorlar. Aslında içlerindeki gücün farkında olsalar, kendilerini rahatsız eden çoğu şeyden kendi çabalarıyla kurtulabilirler. Bazı insanlar yeterince güzel olmasalar da kendilerine ve kişiliklerine o kadar güveniyorlardır ve bunu dışarıya o kadar iyi yansıtabiliyorlardır ki, kimse onların 100 kilo olduğuyla ya da çarpık dişleriyle ilgilenmiyordur bile.. Önemli olan budur bence.
Yşlanmaktan korkulur evet, çünkü yapmak istediğimiz şeyleri ömrümüze sığdıramamaktan korkarız. Göbeğimizin çıkmasından, saçımızın dökülmesinden, 100 kilo olmaktan değil, ölümcül bir hastalığa yakalanıp da hayata erken veda etmekten korkmalıyız. Herşeye güzelliğimiz değil, içimizdeki güzellik, ruhumuzdaki pozitiflik yeter, ölüm dışında…
Hayatta güzel olduğumuz kadar mutluysak.. Aslında mutluluk nedir hiç bilmiyoruzdur. Gerçek dost, insanın gözlerinin güzelliğini değil, o gözlerden çıkan ışığın farkındadır, ve bu yüzden dosttur.
Vayyy beeea, ne laflar ettim. Ya, sinir oldum bu insanlara. Dışarda yardıma muhtaç o kadar insan varken, milyarlarca doların bu insanların kaşına gözüne harcanmasından, ve sonra da bu kişilerin yaşasın çok mutluyum diye aynanın önünde göz yaşı dökmesinden çok rahatsız oldum. Tamam, geçirdikleri değişim inanılmaz ama, bence bir süre sonra bu insanlar tekrar mutsuzluklarına geri dönecekler. Çünkü güçsüzler. En basitinden, kocası tarafından terkedilen kadın, sizce güzelleştikten sonra kocası boşanmaktan vageçerse mutlu mu olmalı? Bence mutsuzluktan delirmeli. Ben olsam çok üzülürdüm.
Hayatın anlamını çözebilen yok henüz, ben mesela çözemedim ama… Kesinlikle dış görünüm, güzellik filan değil.. Başka birşeyler var, hayatı anlamlı kılan. Bilin bakalım ne.
Mesela bu tarif! Eehehehe.
Malzemeler:
- 1 kg. pırasa (ayıklanmış ve çok ince doğranmış) Ben hazır temizlenmiş bir paket aldım, içinde 1150 gr. kadar pırasa vardı, paketin tamamını kullandım.
- 2 orta boy kuru soğan (ince kıyılmış)
- 3 çay bardağı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı toz şeker
- 1 küçük demet dereotu -ince kıyılmış- (maydonoz da olur.)
- 2 yumurta
- 2 çay bardağı süt
- 300 gr. beyaz peynir (ufalanmış)
- 1 su bardağı un (120 gr. kadar)
- 1 paket kabartma tozu
- Tuz, karabiber
Domates sosu için:
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- 1 dolu yemek kaşığı un
- 1 dolu yemek kaşığı domates salçası
- 1 su bardağı su
- Birkaç damla limon suyu (arzuya göre)
- Nane, tuz karabiber
Yapılışı:
- 2 çay bardağı zeytinyağını derin ve geniş bir tavada kızdırın. İnce kıyılmış soğan ve pırasaları yumuşayana kadar soteleyin. Toz şeker, tuz ve karabiberle tatlandırıp soğumaya bırakın.
- Başka bir kapta yumurtaları çırpın, süt, 1 çay bardağı zeytinyağı, ufalanmış beyaz peynir, ince kıyılmış dereotu, tuz ve karabiberle iyice karıştırın.
- Yumurtalı karışıma ılınmış olan soğan ve pırasa karışımını ilave edip tekrar karıştırın.
- Un ve kabartma tozunu beraber eleyin ve en son karışıma ekleyin, yoğun bir karışım elde edecek şekilde karıştırın ve yağlanmış derin bir fırın tepsisine ya da borcama döküp üzerini düzeltin.
- 190 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri resimdeki gibi kızarana kadar (yaklaşık 40-45 dakika) pişirin. Kalıbında biraz ılıtıp servis tabağına ters çevirip çıkarın. (teflon kullanmıyorsanız, mesela borcam kullanacaksanız kabın dibine yağlı kağıt yerleştirmenizi öneririm.)
- Domates sosu hazırlamak için küçük bir sos tenceresine 1 çay bardağı zeytinyağını alıp kızdırın. 1 yemek kaşığı unu zeytinyağında kavurun, içinde 1 yemek kaşığı domates salçasını erittiğiniz 1 su bardağı suyu azar azar ekleyip sürekli karıştırarak yoğun bir sos elde edin. Limon suyu, tuz, karabiber ve naneyle tatlandırıp ateşten alın.
- Domates sosu kalıptan çıkardığınız yemeğin üzerine yayın ve isterseniz çatalla ya da krema spatulasıyla desenler yaparak süsleyin. İsterseniz üzerine kıyılmış dereotu ya da nane de serpebilirsiniz.

Alternatif isterseniz bu yemeği sossuz ya da peynir sosu ile de servis yapabilirsiniz. Peynir sosu yapmak için, 1 yemek kaşığı tereyağını sos tenceresinde kızdırın, bir yemek kaşığı unu kavurun. 1,5 su bardağı sütü azar azar ilave edin, sos koyulaşmaya başladığında 2 yemek kaşığı rendelenmiş beyaz peynir ilave edin. Sos yoğun olmalı (muhallebi kıvamında). Daha akışkan olsun isterseniz süt miktarını artırabilirsiniz. Tuz, karabiber ilave edip kullanabilirsiniz. Çok lezzetli olur.

Bu tarifin biraz değişik hali aslında evdeki yemek kitaplarımdan birinde pırasa mücver olarak geçiyordu. Orada un miktarı daha az, yumurta miktarı daha çoktu, süt yoktu ve sıvıyağda mücver gibi kızartılarak hazırlanıyordu. Üzerine de daha akışkan bir domates sosu hazırlanarak servis ediliyordu. Ben daha hafif olsun istedim, tarifte birkaç değişiklik uyguladım. Pasta şekli verip domatesli krema (!) ile servis yaptım. O kadar beğendik ki, bir de peynirli sos ile denedim. Her iki sonuç da, çok lezzetli ve çok hafifti.
Pırasayı sevenler zaten bayılarak yer, sevmeyenler de içinde pırasa olduğunu bile anlamadan bir anda yemeği midesinde bulur. Domates sosu hafif ekşi bir tat veriyor, pırasa ile gayet uyumlu. Peynirli sos ile de zaten yemeğin içinde bulunan peynir tadını biraz daha vurgulamış oluyorsunuz. Kesinlikle denemenizi öneririm.
Bu arada, geçen gün düşündüm de, siteyi ilk açtığımdan bu yana bir aile gibi olduk sanki burada. Siteye olan ilginiz, katılımınız, siteyi böylesine sahiplenmeniz, yorumlarınız ve yaptığınız herşey beni o kadar mutlu ediyor ki, yazmak yetmedi, size laflar hazırladım. (!) Hehe.
Buyrunuz:
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
-
Not: Sevgili Deniz Pala, yorumunuz için teşekkürler. Kendimi güzel bulmasaydım da, resmimi gururla buraya koyardım… Yazımda anlatmak istediğim de buydu.. Olduğun gibi görünmek.. Fikrinize saygı duyuyorum ancak dış görünüşümü resmime baktığınızda kötü bulsaydınız eminim yazım hakkında başka bir yorumda bulunurdunuz ve bu olumlu bir eleştiri olurdu. Görünütüsü hoş olmayan bir bayanın resmini buraya koyup bu satırları yazması daha uygun olurdu sanırım sizin için. Sitemde resimlerimin değiştiğini farkedecek kadar sık takip ediyorsanız yazılarımı, hayata bakış açımı da az çok biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum.
Burada arkasında durmadığım hiçbir fikri yazmıyorum, ayrıca anonim yazarlık da yapmıyorum. Beni okuyanlar beni görsün ve tanısın istiyorum. İnternet ortamında yazmak ya da bir kitap çıkarmak farksızdır, hatta internetle daha çok insana ulaşabiliyorsunuz. Ben gizlilik saklılıktan hoşlanmam, iyi niyetle ve okuyucular tarafından faydalı bulunan yazılar yazıyorsam, ne resmimi, ne kimliğimi saklamaya ihtiyaç duymuyorum.
-
Not 2: Sevgili arkadaşlar, Deniz Hanım ile görüşerek yanlış anlaşılmaları düzelttik. Yorumları silmek yerine böyle bir açıklama yapayım dedim. Yorumlarınızda yazdığınız hakkımdaki güzel düşünceleriniz için birkez daha çok teşekkkür ederim. Deniz hanımın yorumu ve benim cevabım hakkında yorum yazılması konuyu uzatacağı için, bu konuda yazmayalım derim ben.
Hakkında yorum yapabileceğimiz çok şey yazdım bugün
Deniz hanım da aramıza katıldı, ben memnun oldum.
Herkese sevgilerimle,
Selin Çağlayan.
02-04-2007 saat 13:44
Bu fırında pırasa muhteşem görünüyor. Pırasa sevmeme rağmen bu tarifi kesinlikle deneyeceğim.
02-04-2007 saat 13:45
Ellerine saglik Selin!
) ama bunu sanki bana bile yedirecek kadar güzel anlatmissin ya, helal olsun.
Afiyetler olmus gibi sanki 
Ben pirasa sevmem (yani ömrümde halen agzima koyamadigim iki sebzeden biridir, digeri mi? Kereviz tabii ki
Kolay gelsin..
Sevgiler,
Eda
02-04-2007 saat 13:50
Selam,
Bu programı izliyorum veyazdıklarının her bir kelimesine harfiyen katılıyorum..Önemli olan “iç güzellik” ise kii ben bu söze her zaman katılırım benimde bazı bölgerimden sorunum var ama gidip de kendimi değiştirmiyorum, elimde imkanım varken.Bizleri beğenen asıl görüntümüzle beğenmeli, ben sabah aynaya bakarken kendimi görmeliyim,kendi yarattığımı veya doktorların yarattığı sanal yüze veya vücuda bakmak istemiyorum.İç güzellik kavramını kabul ediyorlarsa neden bu programa katılmışlar onu merak ettim..Mesela kocası tarafından fiziki kusurlarından ötürü boşanmak isteyen kadın, kocası bu değişimden sonra gelip yalvarsa boşanmayalım dese bile ben kadının yerinde olsam kendimi ezik hisseder ve bunca yıl bu adamla nasıl yaşamışım diyerek bunalıma girerdim
Vee ayrıca bu gereksiz gördüğüm programa dediğin gibi ne kadar masraf ediliyor keyfi olarak..Bunların yerine yardıma muhtaç, br dilim ekmek için nelerini verecek sefalette yaşayan insanlarımıza yardım edilse ya!!Hepsi gösteriş hepsii..
selin teşekkürün için bizde sana teşekkür ederiz ..Sesin de çok güzelmiş
Senin her tarafın güzel anacım
Tarif de güzel, ellerine sağlık..Deneyip görmek lazım,önyargım var biraz ama deneyip kıracağım..
Sevgiler..
02-04-2007 saat 14:24
Budur yani
kızım sen delisin ya
hakikaten delisin ama kötü anlamda değil
bu ne güzel bi düşünce böyle.budur budur budur..:)bizde sana teşekkr ederiz ki bize bu imkanı sağladığın için.ayrıca sesinin güzelliğini söylemeden de geçemeyeceğim
gelelim konumuza.güzelliğe…
güzellik nedirki?insanın bir kere bunu kendisine sorması gerek.her gözün kendisinde olmasını istemesi mi yoksa ruhunun güzelliği ile yankı etmesi mi?bana göre güzellik ruh güzelliğidir.çünkü en çirkinimizde en güzelimizde bir 10 sene sonra olduğundan çok çok farklı tiplere dönüşcekler.önemli olan ruh güzelliğidir.çünkü sapkınlığa düşmediği sürece bakidir..
bu dediğine benzer bi programı geçen gün ablamla tv’de izlemiştik.digiturkte bi kanaldı herhalde.ben o kişilere ahmak diyorum.çünkü o kişileri tarif edebilen en güzel sözcük ahmak..bakın ahmak kelime anlamı itibari ile ne anlama geliyor ‘aklını gereği gibi kullanamayan’.e be akılsız insanlar sizin zaten doğanızda varolan güzelliği ortaya çıkarmak için milyonların önüne çıkıp adeta jürilerin ve izleyenlerin kuklası haline mi gelmeniz gerek.kendiniz içinizdeki cevheri bilmiyor musunuz görmüyor musunuz?ahmaklık işte..
güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.zavallılar.eşinize,dostunuza güzel görüneceğim diye bin türlü maymunluğa rıza gösteren zavallılar.hiç mi düşünmüyolar seni sen olduğun için değilde fiziki özelliğinle beğenecek eş,sohbet edecek arkadaştan nasıl fayda gelir.iyi gün dostu gibi bişey işte..bu ezikliğin gölgesi altında nasıl tatmin oluyorlar ki anlamıyorum.acırım o insanlara..illa ki değişim istiyorsanız gelecek yılların değiştireceği fiziki güzelliğinizden ziyade adınızı gelecek nesile bıraktıracak bi değişim içine girin yaw..yapımcılarda o programa sponsor olan firmalarda yarışmaya katılan ezik insanlar kadar ahmak..o kadar yardım bekleyen kuruluş,insan,okul vs vs. varken sen git 2-3 akılsız insnanın çevresine kendini beğendirmesi için paranı adeta çöpe at.
neyse gelelim en güzel konuya..yemeğe..
ama ama ben pırasa sevmemki ya
bende selanik gevreğinin tarifini yayınlarsın sanıyodum ya da onun gibi bişeyler
neyse ellerine sağlık..
02-04-2007 saat 14:48
Estetik ile ilgili görüşleriniz hk. kısa bir yorum;
madem sizin için iç güzellik dış güzellikten daha önemliyse siteye koymuş olduğunuz fotoğraflarınız niye ? Üstelik fotoğraflarınızı da arada bir yenisiyle değiştiriyorsunuz ? Dişlek olsaydınız, ya da ne bilim burnunuz biraz “karadenizli”, heybetli veya basık burun olsaydı sitenizi yine kendi fotoğraflarınızla bezermiydiniz ? Bana göre iç güzellik daha önemli ve sitemi çirkin olmamama rağmen kendi fotoğraflarımla donatmazdım. Önemli olan : Göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün der MEVLANA ! Güzel olma avantajınızı kullanmak istiyorsanız kullanın ama bu sizin için sanki hiç önemli değilmiş gibi yapmayın. Size hayatta başarılar…
02-04-2007 saat 14:49
selincim merhaba ne güzel bir konuya değinmişsin.Dünyada o kadar aç insan varken paraların hiç uğruna harcanması
üzücü.Benim annem gözaltı torbacıklarını aldırmak için şu İzmir de ünlü Arman Çağdaş dı heralde ismi ona gitmiştik.Bir de adam bana dönüp ee senin burnunu ne zaman yapcaz demesin mi zaten kompleksim vardı.O zaman 18 yaşındaydım ama şimdi hiç umursamıyorum.Allah böyle yaratmış diyorum.Özürlü insanları gördükçe sağlıklı olduum için Allah a şükür edüyorum.O insanlara da Allah tan acil şifalar diliyorum.Ve sesini de hep merak ederdim,ne kadar tatlı bir ses tonun var.Ne güzel böyle düşüncelerini sesinle bizle paylaşman.Vee gelelim yemeğine herzamanki gibi muhteşem.Eşimin de pırasayla arası yoktur bu yemeğe hayır diyeceğini sanmıyorum.Ellerine sağlık canım.Öptüm seni bye

02-04-2007 saat 15:16
Sevgili Deniz Pala,
Siz sanırım ya iyi okuyamadınız yada sözlerinizi öyle bir hışımla yazmışsınız ki okumadan atladınız.
Önemli olan : Göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün der MEVLANA ! Güzel olma avantajınızı kullanmak istiyorsanız kullanın ama bu sizin için sanki hiç önemli değilmiş gibi yapmayın. Bu sizin yazınızdan alınan ufak bir alıntı.
Sonra da çirkin ördekten güzel kuğuya dönüştüklerinde “esas güzellik içtedir.” şeklinde gayet doğru olan, ama o an için çok anlamsız bulduğum cümleler sarfediyorlar.
Ve Selin güzelliğinin inanın farkında değil bunu onu çok iyi tanıyan biri olarak söylüyorum güzelliğini kullanmıyor kullanmak istese idi şuan çok farklı yerlerde olurdu..
Sevgili Deniz, okudunuz sanırım “esas güzellik içtedir.” şeklinde gayet doğru olan cümleyi
Bence eleştiri yaparken yazıyı düzgünce okuyup öyle yorumlarını yazınız.Yapıcı ve yıkıcı eleştirye Selin her zaman açık ama bu çok acımasız olmuş araya girmek istedim..
Selin özür dilerim..
02-04-2007 saat 15:32
Ya pardon ! Evet selin güzel,bakımlı,siteye her girdiğim de ona dair fotoğraf görmekte güzel.Ya sn. DENİZ PALA başka işiniz mi yok kuzum.Ayrıca ben aylardır bu siteyi takip eden biri olarak her nekadar görmesem de tanımasam da yazılarından selini tanıdım merak etme selinin kalbi de(içi de) güzel o çok çirkin olsa da fotoğrafını gururla koyardı için rahat olsun.SELİNCİM KENDİNE ÇOOOOOK İİİİ BAK YENİ TARİFLERİNİ BEKLİYORUZ.
02-04-2007 saat 16:06
hehe deniz pala sen beni güldürdün Allah’ta seni güldürsün
insanın fotoğraflarını sitesine koyması için sadece çirkin olması mı gerekiyor alla alla.hem bir düşün belki bizler arkadaşı olarak kendimiz istiyoruz fotoğraflarını yayınlamasını ki öylede..senin gibi arada parazit yapanlar daha öncede çıkmıştı yine çıksın senden sonrada çıkar sorun değil.burada herkes kimin ne niyetle hareket ettiğini gayet iyi biliyor.art niyet aramaksızın..
Mevlana’nın 7 öğüdünden ‘ya olduğun gibi görün..ya göründüğün gibi ol…’nasihadını kullanmışsın evet çok doğru ve güzeldir.ama bak gör o 7 öğüt içinde daha ne nasihatler var;
hadi onuda bekliyoruz:D
‘hiddet ve asabiyette ölü gibi ol’(Selin’e karşı bu önyargın neden anlamadım.şimdi senin ortaya attığın yemi geri çekemeyiz.einstein demiş ki sen inanmak istediğine inan.biz biliyouz kimin ne olduğunu )
ve ayrıca bak Mevlana’nın 7 öğüdünden bir diğeri ‘tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol’(Selin’i tanımış olsaydın buna nasılda uyduğunu bilirdin.)
ayrıca şunuda bil diye söyliyeyim.Selin hem DIŞ hem İÇ güzelliğine sahip.sitede reklamını yapmıyor anlyor musun?
sen şimdi bi sonraki postunda da dalkavuk malkavuk dersin
02-04-2007 saat 16:20
Selin yaaa,
Pırasa sevmem ki ben? Hani nerde benim kepekli kurabiye tarifim?
02-04-2007 saat 18:45
Selincigim ,
Ellerine saglik canim.

firnda pirasa cok guzel gorunuyo mutlaka denicem ,ayrica yapilisi da cok kolaymis, oh ne kadar guzel ,hem de saglikli
gelelim bugunku konuyaaaa ;soylediklerinin hepsine tamamem katiliyorum ,bende seyrettim o programi ,ne kadar da ilginc degil mi ,resmem aliyolar insanlari her yerini kesiyolar, biciyolar sanki bambaska bir sey cikiyo ortaya ondan sonra zavalli seyler geciyorlar aynanin karsisina hungur hungur agliyolar \\\”ay ne kadar guzel olmusum \\\”diye ha bi sonra kocasi veya boyfriendi cikip geliyo koseden ,bir sarilmalar bi opucukler aman Allahim noluyoruz yaaa diyorum daha bi kac gun oncesi o adamlar (seyler yani cunku onlara da isim bulamiyorum) eslerini veya kizarkadaslarini begenmeyip turlu turlu laf sayan bosanmaya kalkan adamlar degil sanki amannnn hepsi bos bunlarin ,o tur insanlarin zaten hayatla ilgileri yok zaten bence .Yani simdi guzellestiler ya ,her sey yolunda mi gidecek ,her istedikleri ,hayalleri ,hayattan bekledikleri SIP diye gerceklesecek mi sanki? vay zavallilar vayyyy ,cok uzuluyorum halinize Allah akil fikir versin diyorum sadece
Bu arada sayin Deniz Pala .Size soylemek istedigim bi sey var ,eger bi insanin kalbi ,dusunceleri guzel degilse ,isterse dunya guzeli olsun ,hic kiymeti yok .Zaten o insanin kalbinin kotulugu yansir yuzune ,Selin ise ,tabii ki guzel bir kadin (ve ne mutlu Hakan beye),biz takipcileri ise dis gorunusunden cok kalbini sevdik selini ,dogalligini ,durustulugu,ve eminin ki cirkin olsaydi da koyardi resmini ,ne yani sadece guzel insanlar mi resimlerini paylasir sevdikleriyle ? ,zaten ben cirkin insan yok derim ,hepsi Guzel Allahimin yarattigi guzeliklerdir amaaa fesat ,kiskanc, kibirli ,icinden pazarlikli ,iki yuzlu insan coooktur ne yazik ki …. Selincigim ozur diliyorum duruma karistigim icin ama kendimi tutamadim ,böyle insanların hallerine de guler gecerim yazik diye
02-04-2007 saat 22:25
Merhaba Selincim, siteni ve yazilarini severek takip ediyorum, cok icten ve sevecensin. Yazdiklarina da katiliyorum. Disimizi susleyip dunyanin en guzel kadini olabiliriz ama huyumuz ahlakimiz iki para etmezse,bize ne faydasi var. Allah herkesi ayri guzellikte yaratmis. Zaten ben sizin dis gorunuslerinize bakmam, benim huzurumda en ustununuz bende en cok korkaniniz demiyor mu? Ne kadar bos isler. Tabii bu demek degil ki, perisan halde dolasalim, kendimize bakacagiz ama dedigin gibi milyonlar harcayip, orani burani kesip kirpip degil tabii ki.
Guzel bir dortluk vardi tam aklima gelmedi:
zenginim deme bir kivilcim yeter,
guzelim deme bir sivilce yeter.
03-04-2007 saat 03:14
deniz palaya katiliyorum. yemek tarifimi veriyorsun yoksa yuzunu mu sergiliyorsun? siteyi acinca yemek fotograflarinin yaninda kocaman bir surat sizi karsiliyor..yaptiklarinizla soyledikleriniz bir olsun..gunluk hayatta selin hanimin nasil oldugu beni ilgilendirmez.ben sadece gordugum yapilan davranisi elestiriyorum
03-04-2007 saat 07:39
selin günaydınlarrrrrrrr
nasılsın ben bu ne diye önce okumadan baktımbi pasta falan sandım süper bi görünüm ellerine sağlık
03-04-2007 saat 08:13
Sevgili Selin,o kadar güzel yazmışsınki,buna yazacak bir şey kalmamış
Evet süper sin,herkes güzel dir,sana ve arkadaşlar bir şey söylemek istiyorum.İnsnaların yürek güzelliği,yüzüne yansır.Buna inananın,her zaman pozitif düşünmekte insnaları güzelleştirir.Selin ciğim,biz senden de,resimlerinden de,sitedende,çok güzel edindiğimiz dostluklardanda çok memnunuz.Ve sebep oldu tekrar teşekküre sana.Ben bir müdeet aranıza katılamayacağım diye,sıkıntı duyuyorum şimdiden,istanbul dışında olacağımdan dolayı,her zaman açamayabilirim siteyi,ama yüreğim sizlerle,tüm güzellikler size gelsin.Selin ciğim,sakın olaki bu sihiri kimse bozmasın.
Pırasa muhteşem gözüküyor bu arada,bol güneşli ,ışıklı günlerin olsun arkadaşım.

hele arkadaşların tepkileird eekelnince ,ballı,kaymaklı tatlı olmuş!
03-04-2007 saat 09:32
Selincim yine nereye gitti resimlerin!!!O programin Alman versiyonunu iki yil önce bende izlemistim,aslinda burda heryil yapmiyolar bunu sadece birkez gördüm,lakin hep Alman kanallarina bakiyoruz,türk kanalim yok.Herkes cok memnun ayrildigi icin üzerinde böyle uzun uzun düsünmemistim dogrusu,yani senin anlattiklarina katiliyorum simdi düsündügümde,dogru söylüyorsun.Sunu herkes biliyoki,ic güzellik disa yansir,simdi bu insan dört dötlük bi yüze,fizige sahip olmayabilir,lakin hepimiz öyleyiz zaten,ama güzel davranislari,iyi niyetleri yüzüne yansidigi icin onun yüzüne hep ama hep bakmak istersiniz,sizi rahatlatir bu.Bu konuda kompleksli olmamak lazim,isyankar olmamak lazim,lakin bu zor olabilir,iste o zaman onunda yüzüne bu yansir,icindeki köü düsünceler.Anlatabiliyormuyum bilmiyorum ama,suan cok uykusuz oldugum icin hemen toparlamak istiyorum ve diyorumki,senin “ICIN” güzel bitanesi,lütfen hemen o sirin mi sirin fotonu ait oldugu yere koy lütfen!Bende senin gibiyim,yanlis anlasilmaktan cok korkar üzülür hemen yelkenleri indiririm,ama sen bunu yapma nolur,sen zaten güzelliklerin burcusun,böyle bi blogu ancak senin gibi böyle “ICI DISI BIR”birinden baska kim hazirlayacakti,kimde bu medeni cesaret dogrusu! Ya aslinda ben bu konuda tek kelime etmicektim! ama baktim resimler ucmus mecbur kaldim.Sana bayiliyorum,kendi kendine ne güzel seyler ortaya cikariyosun tebrik ediyorum dogrusu,cok harika görünüyor,domates sosuda uyumlu bence,mutlaka denenmeli,ben pirasayi hep klasik zeytinyagli yaparim,cok severiz.Tüm emeklerin icin ellerin kollarin dert görmesin canim.Görüsürüz insallah bigün sohbet odasinda. SERPIL A.
03-04-2007 saat 09:33
Selin her ne kadar bu konuyu fazla uzatmayalım diye ricada bulunmuş olsan bile, iki satır yazmadan edemedim. Sanırım yine bir tarihte sana bu resim koyma ile ilgili gereksiz yazılar yazılmıştı. Ben o zaman keşfetmiştim senin günlüğünü. Bence resmini geri ekle. Çünkü bu biraz da sadece telefonda görüştüğünüz kişi ile yüzyüze tanışmış olduğunuz kişi ile iş yapmaya benziyor. Fiziksel olarak tanıştığımız insanlarlar daha rahatızdır. Ayrıca karşındaki insanın neye benzediğini merak etmekten ve kafanda canlandırmaktan kurtarır. Dialoğu kolaylaştırır. Bence giriş sayfasına resmini ekle. Başka günlüklerde de resimler var. Ayrıca kim diyor Selin güzel diye
Kocaman bir ağzı var 
03-04-2007 saat 09:49
Ben okuduğum bloglarda resim olmasını kesinlikle tercih ediyorum. Yazılarından hoşlandığım kişiyi merak ediyor, görmek istiyorum. Ayrıca insanın kendi kişisel sitesi adı üzerinde; istediğini koyar. Selincim ana sayfada altı üstü bir fotoğrafın vardı zaten, bu da seni tanıtma adına. Diğer fotoğrafların ise resimler diye ayrı bir sayfada, istemeyen gidip bu sayfaya bakmasın; rahatsızlığın sebebi ne hiç anlayamadım. Fotoğraf koyunca bu illa ki güzellik sergileme amacı ile mi yapılmış oluyor, bu nasıl mantık anlayamadım. Ama asıl söyleyeceğim şey, bunlardan etkilenip fotoğrafları kaldırman; görüşleri saygı duyup yayınlamışsın, ki bunu çok takdir ettim ama bence fotoğrafları kaldırmana hiç gerek yoktu. Deniz Pala; dişlek olsaydınız, burnunuz şöyle olsaydı vs. fotoğraf olur muydu demiş; bence yine olurdu, bu tamamen insanın kendi kendini sevmesi, kendisiyle barışık olması ile ilgili; güzellik göreceli. Ayrıca bence her ne kadar iç güzellik önemli desek de, herkes; özellikle de kadınlar iltifat edilmesinden, beğenilmekten hoşlanır, bunda da hiç yanlış bir taraf bulmuyorum. Bunun böyle olması sırf yüzeysel değerlere önem veriliyor; iç güzelliğe önem verilmiyor anlamına gelmiyor. Son olarak söyleyeceğim; umarım bütün bu olanlar seni üzmemiştir.
03-04-2007 saat 10:02
Sevgili Selin,
Pırasalı tarifinde nefis görünüyor.Mutlaka yapacağım.Bu arada anketine bende oy verdim.Gerçekten böyle bir program yapılırsa katılmak isterim bende.Bursa da yaşıyorum.Mutlaka zaman ayırırım
Sesini dinlerken fotoğrafına da baktım aynı zamanda.İnandığım birşey var.İnsanların içinin güzelliği yüzlerine yansıyor bence.Hep böyle güzel kalman dileğiyle.Sevgiler
Burcu
Geçen hafta güzel tariflerinden birkaçını yaptım yine.Sonuçlar çok güzel oldu.Özellikle Vişneli brownie!Yemeğe davet eden arkadaşıma yapıp götürdüm ,bayıldı.Teşekkür ederim bizlerle paylaştığın için.
ps:Ekmek yapımında kullanılan süt tozunu biraz açıklarmısın lütfen.Marketlerde varmıdır ki,kahveyi yumuşatan süttozundan farklıdır heralde dimi?
03-04-2007 saat 10:09
biz selini buşekilde tanıdık ve cok sevdik
onda kendimizden bişeyler bulduğumuz için burdayız onlarca yemek sitesi var en rahat oldugumuz ve samimi bulduğumuz yer burası rahatsız olanı zorla baglayan yok sadece kendi adıma değil siteye üye olan arkadaşlarım adınada iletiyorum iyi günler 
03-04-2007 saat 10:36
selincim merhaba bu aralar takılamıyorum sohbet odasına rahatsızlığımdan dolayı evde raporluyum.Aslında bu kişinin yazdığını kaale almadan muaattao olmamak en iyisiydi ama bende yazmadan edemedim.Deniz hanım hayırdırrr diyorum ve size hak veren damla hanımada iyigünlerrrr
ya arkadaşlar bu eleştiri resmen kıskançlıktan ibaret başka bişe demiyorum ne demişler MEYVA VEREN AĞAÇ TAŞLANIR yada KEDİ UZANAMADIĞI CİĞERE MUNDAR DERMİŞ 
neysee anladınız siz onu sanırım..Selincim koy bütün resimlerini KISKANANLAR ÇAT LA SINNNNNNNNNNN..sEVGİLERİMLE
Arkadaşım insan resminden değil yazılarından nasıl insan olduğunu zaten anlıyor resmi görmek istemiyorsan girmezsin siteye demekki beğeniyorsunki bakmadan yapamıyorsun ..ve bence sen kendini çirkin buluyorsun yada medeni cesaretin yokki resmini koyamıyorsun ve bu yürekliliği görüp resim ekleyenleri eleştiriyorsun kesinlikle çekememezlik var yazık yazıkkkkk başka bişe demiyorum . bence siz önce içinizi güzelleştirin sonra bu sitelerde dolaşın..Şimdi gelir benim sitemede yazılırsınız ama
03-04-2007 saat 11:04
Ne kadar saçma sapan ve anlamsız tartışmalar bunlar!!!
Selin Hanım uygun görmüş ve resmini bu siteye koymuş.Kendisi için bir site hazırlamış önce mutlu olmak,yaptıklarını paylaşmak,hayatının üzüntülerini,sevinçlerini,ailesini,merakına mucip olan hayata dair herşeyi,fındığı…
Ve biz hepimiz birlikte onun hayatının bir parçası olup günün değişik anlarında misafir olmuş düşüncelerinin ve paylaşımlarının evine.
Sahiplenmişiz; gün gelmiş.Yapılan her türlü eleştiriyi ve yorumu kendimize adletmişiz hakkımız olmayarak.
Hanımefendilere sormak istiyorum .
”Misafirliğe gittiğiniz evlerde perdelerin rengine sizmi karar veriyorsunuz ”?
SEVGİYLE…
03-04-2007 saat 11:45
Selincim,
Sevgiler. Burcu.
Yazmayı unutmuşum.Sitede karnıbahar ile yapılan bir tarif bulamadım.Acaba bu sebze ile yapılabilecek neler önerebilirsin?Ben kızartmasını yapıyorum,ama daha farklı yapılabilir mi, fırında soslu falan olabilir mi die düşündüm.Kıymalı sulu yemeğini sevmiyorum.Bu arada kaçırmışım ben polemikler oluşmuş.Şimdi farkettim.Sadece güldüm
03-04-2007 saat 12:20
Selincim yazmamak için çok sabrettim ama yok dayanamadım.Bu tür dengesiz insanları umursama,kendini de hiç üzme canım.Sana yapılan hakaretler bize de yapılmış oluyor.Ben şahsen çok üzüldüm.Zaten arkadaşlarımız çok güzel ağızlarının payını vermiş bu kişilerin.onların da ağızlarına ellerine sağlık.Ama tabiiki anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
sen yine resimlerini koy canım,biz bu siteyi böyle seviyoruz.ben olsam ben de koyardım,insan sevdikleriyle herşeyini paylaşmak ister.ve şunu da söylemeden edemicem kişi nasılsa karşısındakini de öyle bilir.Seni çok çok öpüyorum canım kendine iyi bak

03-04-2007 saat 12:32
merhabalar,
benim tanidigim birileri var ki, dis görüntüye cok önem verirler, yani o kadar önemserlerki, kendisine göre “güzel” degilse o sahisla iki kelime bile konusmazlar…
allaha sükürler olsun ben o bozuk yapida biri degilim, bence gecerli olani: oldugun gibi görün!!
sevgi ve saygilarimla
03-04-2007 saat 12:44
Selinnnnnnnn naber ya,özledim ben seni vallahi…Konuyu uzatmayalım demişsin ok dediğini yapıyorum şekerim.Ayrıca teşekkürünü bir defa da sesinden dinlemek çok hoştu
Ayrıca bir önceki tarifte ki yorumuma cevap verebilecek misin ??? SEvgiyle,maviyle kal canımmmmmm
03-04-2007 saat 13:00
Merhaba
Açma tarifinizden sonra dün akşam kiş tarifinizi denedim. Ben midye yerine kıyma ve yeşil mercimek harcı kullandım. Çok güzel ve hafif oldu. Eşim geldiğinde çayın yanında hemen bir dilim ikram ettim. Eşim yerken, acaba nasıl tepki verecek diye yüzüne bakıyordum,gülmeye başladı. Çok güzel olmuş dedi. Yeni tatlar denemek çok güzel. Teşekkürler. Bu arada sesinizi duyduk daha iyi olduk
Sevgiler.
03-04-2007 saat 13:19
selincim…Az önce sesini de dinledim, kendin gibi sesinde çok hoş …
Kendine iyi bak olur mu?
Nurcan
03-04-2007 saat 15:24
merhabalar selin hanım

size çok teşekkür etmek istiyorum
paylaştığınız bu güzel tarifler için
burdan denediğim her tarif çok başarılı oldu çünkü çok güzel anlatıyorsunuz bence siteniz en başarılı yemek sitelerinden
yani benim için öyle bütün yazılarınızı okudum ve sitenizi çok seviyorum güzel olsanız da olmasanız da….
04-04-2007 saat 01:02
Selincim selam! uzun zamandır yazamadı. İş güç, yurtdışı toplantıları filan derken bir de baktım her gün kırk kere girdiim sitene hiç giremez olmuşum ve bu arada birtakım gelişmeler olmuş. Mesela o güzel resimlerin gitmiş.Sayfanın başlangıç kısmına koyduun yemek fotoğrafları çok güzel olmuş eline salık. Bu kadar geç geçiş olsun dileklerimi ilettiğim için özür dilerim. Umarım salıına tamamen kavuşmuşsundur. Güzellik mevzusuna gelince sana hak vermekle birlikte, Deniz Pala’nın yazdıklarını da yabana atmamak gerekir diye düşünüyorum. mesela, güzel olmak insana pek çok avantaj sağlayabiliyor, hayatınızı kolaylaştırabiliyor. ama bazen de tam tersi oluyor. yani güzelliğin zekanın önüne geçmişse insanlar her zaman zekan yerine güzelliini ön planda tutuyorlar ve ne yazık ki bastırılmış oluyor. Tamam, iç güzellik de önemli, insanların dış görünümleriyle hayatta yer edinmeye çalışmaları yanlış desek bile içinde yaşadığımız toplum kadınlara güzel görünmeleri gerektiği fikrini çeşitli kanallarla sürekli olarak empoze ediyor. Bilinçaltına bu fikir yerleştikten sonra da kadınlar bütün hayatlarını genellikle güzel, şık, bakımlı görünmek için harcıyorlar.Televizyon, dergiler, yazılı ve görsel tüm medyada photoshoplar ve başka hilelerle muhteşem olarak yansıtılan kadın figürlerini görüp onlar gibi olmak istiyoruz.sanki bütün endüstri bunun üzerine kurulmuş. Kozmetiken tut da giyim kuşama kadar geniş bir sektör kadınlar için var:)Sözünü ettiğin program ise son derece ekstrem örnekleri içinde barındırıyor,o nedenle mesela yüzünde kıl çıkan bir kadının bunun için hormon tedavisi görmesi veya dişleri çarpık çurpuk birinin dişlerini yaptırması kendi psikolojisini düzeltmesi bakımından yararlı görülebilir. Kısacası biz de aynı düzeyde kötü görünümlü olsaydık bunu anlayabilirdik.Bana kalırsa çou zaman önceki halleri ile sonraki hallerine baktığım zaman yeni halini beğenmiyorum. Çünkü yüzündeki doğal ifade yitip gitmiş oluyor.Dolayısıyla o kadar ciddi ameliyat yaptırmaya değer mi sorusunu kendime soruyorum. Zor bir karar, ama o insanların yerine kendini koyup düşündüğünde daha iyi görünmeleri için ellerine geçen bir fırsat varken neden değerlendirmesinler diyor insan. Neyse canım sen onu bunu bırak ve böyle şeylere takılma güzel resimlerini koymaya devam et.Çünkü biz senin en çok bu doğallığını ve içtenliğini bizlerle paylaşmanı seviyoruz. Öpücükler
04-04-2007 saat 03:39
Selincigim merhaba,
Canimcim nasil oldun, iyimisin ?? Sana yazilanlari , arkadaslarin tepkilerini ve de senin yanitini okurken , az daha firinda ki tavugu yakiyordum
)Neyse arada sirada boyle insnlarda cikar yeryuzunde ve de seviyelerini belirtirler
) Gul ve gec boylelerine
)) Canim bir iki dakka oncede senin sesini dinledim, ne kadar sempatik ve de canayakin geldi sesin de, kendin gibi
) Epeydir yorgun ve yogun geciyor gunlerim benimde burada ve dolayisiyla pek SIK SIK giremedim acikcasi siteye… Cok hos seyler yapmissin yine
)Ellerine , kollarina saglik cnim:)) Selincim seni opuyorum ve de sevgilerimi yolluyorum canimmm:)))
Cicek
04-04-2007 saat 09:26
Selin,
Ben hiç alışkın olmadığım için sıhbet odanı kullanamıyorum (teknik olarak değil sadece alışkanlık, 95 yılından bu yana internet ile haşır neşirim ama chat yapmışlığım yoktur). Bu yemek tarifi altındaki yorumlardan yola çıkarak bir önerim var. Eğer günlüğünün alt yapısı müsait ise neden Yahoo’nun get answers from real people sloganı altında yayınladığı yahoo real answers gibi bir bölüm açmıyorsun. Tabii teknik olarak senin bunu yapabilemen mümkün mü bilemiyorum. Böylece tatile mi gideceğim uygun diğer üyelerin favori yer ve otellerini sorabilirim, misafir mi gelecek ne olur bana bir menü hazırlayın diyebilirim, bir davete mi gideceğim nereden şık bir kıyafet bulabilirim diye sorabilirim vs… Mutfağımı karınca bastı, öldürmeye kıyamıyorum (cidden), marketten ilaç aldım olmadı, limon koydum işe yarıyor ama limonları sık sık değiştirmek gerekiyor, sirkeli su ile sildim ama işe yaramadı ne yapabilirim. İşte ilk sorum.
Sevgiler,
04-04-2007 saat 12:11
Selamlar ,Selin Hanım,sitenizi takip etmek çok keyifli.Yazılarınızı okumak çok keyifli.Yemek tariflerine de bakıyoruz girmişken
Tariflerin bol resimli olmaları da sitenin ayrı bir artısı.Ve çok hareketli.Sıksık güncelliyorsunuz.Ve de eklediğiniz şarkılar müthiş.Ve son olarak eklediğiniz sesli not çok hoş,zarif bir düşünce.
Teşekkürler.
05-04-2007 saat 12:26
Merhabalar Selincim,siteni ziyaret etmeyeli ve sana yazmayalı çok oldu.Çok özlemişim seni.Yaklaşık bir aydır yoktum,evlendim geldim


Siteyi yenilemişsin,çok güzel olmuş.Bu arada sana çok geçmiş olsun,biraz geç oldu kusura bakma.Biliyomusun senin operasyon geçirdiğin gün benim nikahım vardı
Selincim pırasayı bu akşam denemek istiyorum,güzel olursa yarın sana yazarım ama beceremezsem ses çıkarmam:)Mutfakta ilk günlerim olduğu için,harikalar yarattığımı söyleyemem
Seni kocaman öpüyorum,tüm arkadaşlarada selamlarımı yolluyorum
05-04-2007 saat 13:39
Merhaba Selin,
Pırasayı bu hale getirdiğin için tebrik ederim. Tarifini denemeyi isterim. Yakın zamanda da deneyeceğim.
Sevgiler…..
05-04-2007 saat 13:52
Selincim, sende tam netleştiremediğim bir hüzün var sanki? umarım yanılıyorumdur. yukarıdaki resmine bakıyorum da sanki gözlerinde bir bulut var gibi… ayrıca biz sana teşekkür ederiz canım. sevgiyle kal.
05-04-2007 saat 15:10
Hayatın anlamını çözebilen yok henüz, ben mesela çözemedim ama… Kesinlikle dış görünüm, güzellik filan değil..
Dediginiz gibi kesinlikle dis gorunum, guzellik degil..Bu kadar dogru cumleler kurup da hayatin anlamini cozememis olmak da cok aci birsey bence. Biraz oturup dusunmeye vakit harcasak ve etrafimiza soyle bir baksak, hayatin anlaminin ne oldugunu anlamanin aslinda hic de zor olmadigini goruruz. Ama yazikki insanlar hayata dalip gidiyorlar. Cok aci birsey. Bu yazdiklarinizi okuduktan sonra cevap yazmadan edemedim.
Sevgiler…
06-04-2007 saat 12:09
Selincim , dün bu tarifi gördüm ve hemen eve gidip yaptım. Sonuç harika oldu hemde uzun zamandır dolapta bekleyen pırasalarımı değerlendirmiş oldum. Güzel tariflerin için çok teşekkür ederim. Sitede cok güzel. Uzun zamandır takip ediyorum ama sana mesaj göndermeye fırsat bulamamıştım. Ayrıca yazdığın yazıları da okumaktan büyük zevk alıyorum. Tekrar görüşmek üzere …
07-04-2007 saat 16:50
Sevgili arkadaşlar, bütün yorumlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Beni yazılarımla tanıyıp bu kadar benimseyen tüm dostlarıma sevgilerimi gönderiyorum
Her türlü bakış açısına saygım var, dolayısyla herkese yorumları için teşekkür ederim.
Bu sıralar vaktim biraz kısıtlı olduğu için tek tek yorumlarınıza sadece bu seferlik yanıt yazamadım,umarım kusura bakmazsınız. Ama sorusu olan ya da öneri bekleyen arkadaşlarımıza kısaca yanıt yazayım
Bu arada burcucum, süt tozu kahve kreması değil. Süt tozu için pınar markayı öneririm. Pasta ve tatlı yapımında kullanılıyor. Marketlerde kolayca bulabilirsin. Gerçi sana mail atmıştım ama karnabahar graten tarifimi denemeni öneririm. Haftasonu davetimizden isimli yazımda tarifini bulabilirsin.
Aydacım, sevgili belginin de yardımıyla konuyla ilgili yanıt yazdım sana
Tarif de harikaymış bu arada. Denemezsem çatlarım
Sevgili Esra, mutluluklar dilerim canım, Allah ömrünüzün sonuna kadar sizi ayırmasın, hep mutlu olun
Sevgili gönül, geçmiş olsun diyorum canım umarım iyisindir şu an.
Sevgili elgatito, güzel mailini aldım ,yoğunluktan yanıtlayamadım, burdan teşekkür etmek istedim. Yanıtlayacağım en kısa zamanda
Sevgili songül, önerini dikkate alacağım
Tarifleri deneyip beğenen tüm arkadaşlarımızın ellerine sağlık
Tekrar herkese teşekkür ederim.
Sevgilerimle,
selin
10-04-2007 saat 18:48
Canım ya süpersin
Tarifde şarkılarda harika 

Pek fazla yorum yapmasamda her zaman ziyaret ettiğim sitelerin başını çekiyorsun
sevgiler
13-04-2007 saat 14:18
Merhaba gülden, çok teşekkür ederim övgülerin için. Her zaman bekliyorum.
23-07-2007 saat 10:30
07-03-2008 saat 10:19
Çok başarılı bir tarif pırasa sevmeyip sağlıklı olduğu için yemek isteyen benim gibi insanlar için harika. İçinde pırasa olduğunu kimse tahmin bile edemiyor. Üstelik çayın yanında da yemekte de yenilebilecek bir şey. Ben pırasa ile yapılan bir şeyin bu kadar lezzetli olacağını hiç tahmin etmezdim. Ben üstelik et yemeğinin yanında misafirlerime bile ikram ettim. Sossuz yaptım o şekilde de çok lezztliydi. Tarif için teşekkürler Selin!
06-10-2009 saat 21:33